﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Politik Sinema,kısa film, sinema izle,film izle,online film,fragman izle,en yeniler,vizyondaki filmler,videolar,oscarlı ödüllü filmler,yerli filmler,yabacı filmler,full izle &#187; Tanıtım Yazıları</title>
	<atom:link href="http://www.politiksinema.net/filmler/tanitim-yazilari/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.politiksinema.net</link>
	<description>Bir politik sinema sitesi!</description>
	<lastBuildDate>Mon, 14 Nov 2011 08:05:15 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Babak Amini</title>
		<link>http://www.politiksinema.net/babak-amini.html</link>
		<comments>http://www.politiksinema.net/babak-amini.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 24 Nov 2009 23:03:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>politiksinema</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tanıtım Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.politiksinema.net/?p=1276</guid>
		<description><![CDATA[Babak Amini 1978 de İran&#8217;ın Kürdistan eyaletinde doğdu,öğrenimini Tahranda gördükten  ve  felsefe doktorasını yaptıktan sonra on yıl boyunca yönetmen Bahman Ghobadi&#8217;nin asistanlığını üstlendi.yönetmen yardımcılığını yaptığı filmler arasında Sarhoş Atlar Zamanı, Kaplumbağalar da uçar, Yarım Ay filmleri de bulunmaktadır.
Melekler Toprakta Ölür film çalışmasıyla 2008 de Uluslararası Palm Spring Kısa Filmler Festivalinde &#8216;Sınır Tanımayan Sinema&#8217; ödülüne layık [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Babak Amini 1978 de İran&#8217;ın Kürdistan eyaletinde doğdu,öğrenimini Tahranda gördükten  ve  felsefe doktorasını yaptıktan sonra<span id="more-1276"></span> on yıl boyunca yönetmen Bahman Ghobadi&#8217;nin asistanlığını üstlendi.yönetmen yardımcılığını yaptığı filmler arasında Sarhoş Atlar Zamanı, Kaplumbağalar da uçar, Yarım Ay filmleri de bulunmaktadır.</p>
<p>Melekler Toprakta Ölür film çalışmasıyla 2008 de Uluslararası Palm Spring Kısa Filmler Festivalinde &#8216;Sınır Tanımayan Sinema&#8217; ödülüne layık görülmüştür.yönetmen bu filmiyle ilgili bir röportajında şunları dile getirmiştir:</p>
<p>&#8216; Bir   arkadaşım çok önceden ırak-iran sınırında yaşayan ve ırak-iran savaşında öldürülüp gömülmüş iranlı askerlerden kalan kemikleri bulmak için toprakları kazan bazı ıraklı ailelerin bulunduğundan bahsetmişti bana.Bu kişiler sonrada buldukları kemikleri,kızıl haç vasıtası ile yada ilişki kurmayı başardıkları bazı kuruluşlar aracılığıyla askerlerin ailelerine satmaya çalışıyorlarmış.fakat bu iş için ellerine geçen para da çok az oluyormuş.</p>
<p>işte ben bu olayın aslını araştırmak için bölgeye gittim,olayın gerçek olduğunu fakat çok küçük bir ölçekte yürütüldüğünü gözlemledim.Elden geldiğince araştırma yapmayı sürdürüken bu olayı kurgulaştırabileceğim düştü aklıma&#8230;&#8217;</p>
<p>Böyle özetler yönetmen filmin doğuş fikrini,Babak aynı zamanda senarist ve yapımcıdır,yeni başarılı yapıtları ile gelecek zamanda tekrar karşımıza çıkacağının işaretlerini vermiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.politiksinema.net/babak-amini.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yılmaz Güney</title>
		<link>http://www.politiksinema.net/yilmaz-guney.html</link>
		<comments>http://www.politiksinema.net/yilmaz-guney.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 25 Sep 2009 13:31:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>politiksinema</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tanıtım Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[acı]]></category>
		<category><![CDATA[ağıt]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaş]]></category>
		<category><![CDATA[at avrat silah]]></category>
		<category><![CDATA[baba]]></category>
		<category><![CDATA[bana kurşun işlemez]]></category>
		<category><![CDATA[benim adım kerim]]></category>
		<category><![CDATA[canlı hedef]]></category>
		<category><![CDATA[duvar]]></category>
		<category><![CDATA[kaçaklar]]></category>
		<category><![CDATA[kürt filmleri]]></category>
		<category><![CDATA[kürt yönetmen]]></category>
		<category><![CDATA[kürt yönetmenler]]></category>
		<category><![CDATA[pire nuri]]></category>
		<category><![CDATA[piyade osman]]></category>
		<category><![CDATA[seyyit han]]></category>
		<category><![CDATA[sürgün]]></category>
		<category><![CDATA[sürü]]></category>
		<category><![CDATA[tanıtım]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>
		<category><![CDATA[umutsuzlar]]></category>
		<category><![CDATA[vurguncular]]></category>
		<category><![CDATA[yarın son gündür]]></category>
		<category><![CDATA[yedi belalılar]]></category>
		<category><![CDATA[Yılmaz Güney]]></category>
		<category><![CDATA[yol]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.politiksinema.net/?p=979</guid>
		<description><![CDATA[   Yılmaz Güney, (d. 1 Nisan, 1937 Şanlıurfa &#8211; ö. 9 Eylül 1984, Paris),  Kürt yönetmen, sinema oyuncusu, senarist ve öykü yazarı. Özellikle Çirkin Kral dönemi sonrasında çektiği ve önemli bir sinemacı olarak kabul edilmesini sağlayan Cannes ödüllü Yol, Sürü, Umutsuzlar gibi filmleriyle tanınır.     
    Yılmaz Güney&#8217;in gerçek adı Yılmaz Pütün&#8217;dür. Kendi ifadesine göre Pütün kırılması zor sert [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>   Yılmaz Güney, (d. 1 Nisan, 1937 Şanlıurfa &#8211; ö. 9 Eylül 1984, Paris),  Kürt yönetmen, sinema oyuncusu, senarist ve öykü yazarı. Özellikle Çirkin Kral dönemi sonrasında çektiği ve önemli bir sinemacı olarak kabul edilmesini sağlayan Cannes ödüllü Yol, Sürü, Umutsuzlar gibi filmleriyle tanınır.     </p>
<p>    Yılmaz Güney&#8217;in gerçek adı Yılmaz Pütün&#8217;dür. Kendi ifadesine göre Pütün kırılması zor sert meyve çekirdeği demektir. 1937 yılında, topraksız bir köylü ailenin iki çocuğundan biri olarak dünyaya geldi.[1] Babası Zaza ve annesi Kurmanç olmakla birlikte kendisini safkan has Kürt olarak tanımlamıştır.[3]. 10 yaşındayken evden kaçarak Adana&#8217;daki akrabalarının yanına gitti. Bir süre Kemal ve And Film şirketlerinin bölge temsilcisi olarak çalıştı. Üniversite okumak üzere İstanbul&#8217;a gitti ve Atıf Yılmaz ile tanıştı. Bu süreçte bir yandan da hikayeler yazıyordu. Daha sonra Atıf Yılmaz&#8217;ın da desteğiyle sinemada çalışmalarına başladı.</p>
<p>    Yılmaz Güney, 1959 yılında Atıf Yılmaz&#8217;ın yönetmenliğini yaptığı Bu Vatanın Çocukları ve Alageyik isimli filmlerin hem senaryosunu yazar hem de filmlerde rol alır ve oynar. Karacaoğlan&#8217;ın Karasevdası&#8217;nda da yönetmen yardımcılığı yapar. Yeni Ufuklar ve On Üç gibi dergilere de öyküler yazan Yılmaz Güney, bir öyküsünde komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle yargılanır ve 1961 yılında bir buçuk yıl hapis cezasına mahkum olur. İki yıl sonra tekrar kaldığı yerden devam eden Yılmaz Güney, o dönemde daha çok macera filmleri çeker. Filmlerinde ezilen, hor görülen bir &#8220;Anadolu çocuğunun&#8221; otoriteye başkaldırısı vardır. Bu dönemde Çirkin Kral lakabını alır. Bu dönemdeki en önemli Lütfü Akad&#8217;ın yönettiği ve kendisinin yazdığı bir film olan Hudutların Kanunu&#8217;dur. Bu dönem boyunca oyunculuğunu geliştiren Yılmaz Güney, abartısız ve yalın oyunculuk anlayışı bu dönemde artık oturtmuştur.</p>
<p>   Yılmaz Güney 1972 yılında &#8220;devrimcilere yardım ve yataklık yaptığı&#8221; gerekçesiyle 2 yıl hapse ve sürgüne mahkum edildi. Yılmaz Güney içeride kaldığı süre boyunca sinema ve sanat ile ilgili fikirlerini; şiir ve öykülerini o dönemde çıkarmaya başladığı Güney dergisinde yayınlamıştır. 1974&#8242;te cezaevinden çıktı. İki yıldan fazla cezaevinde kalan Yılmaz Güney aynı yıl Arkadaş filmini çekti. Yine aynı yıl Endişe adlı filmi çekerken Yumurtalık ilçesindeki bir gazinoda ilçe yargıcı Sefa Mutlu&#8217;yu tabancayla vurarak öldürmekten tutuklandı ve 25 Ekim&#8217;de Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;nde başlayan yargılamaların sonucu 13 Temmuz 1976&#8242;da 19 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Cezaevinde sinema ile olan ilgisi devam etti. Bu dönemde yazdığı Zeki Ökten tarafından çekilen Sürü ve yurt dışnda ve yurt içinde büyük ilgi gören ve Şerif Gören tarafından Yol çekildi. Cezaevindeyken GÜNEY adlı bir sanat-kültür dergisi çıkardı. 13. sayıdan itibaren ülkede ilan edilen sıkıyönetim sonucunda dergisi kapatıldı ve hakkında yazdıklarından ötürü 10 ayrı dava açıldı. İstenen ceza toplamı yüz yıl idi. 1981 Ekiminde izinli olarak çıktığı Isparta Cezaevi&#8217;ne bir daha dönmeyerek geri kalan yaşamını yurtdışında sürdürmüştür. 12 Eylül döneminde kendi dergisi olan Güney&#8217;de yazdığı yazılardan dolayı yaklaşık yüz yıla yakın ceza istemiyle yargılanıyordu. 1981&#8242;de Isparta yarı açık cezaevinden izinli olarak ayrıldı ve yurt dışına kaçtı. Cezaevinden firar ettikten sonra Yol&#8217;un kurgusunu tekrar yaptı ve Cannes Film Festivali&#8217;nde ödül aldı. Cannes&#8217;den kazandığı 250 bin Euro&#8217;yu Türk Hava Kurumuna Bağışladı.</p>
<p>      Yurt dışına kaçtıktan sonra Duvar filmini Fransa&#8217;da çekti. 1984&#8242;te mide kanserinden ölen Yılmaz Güney, son yıllarını Paris&#8217;te geçirdi.</p>
<p>        YILMAZ GÜNEY FİLMLERİ:</p>
<p>         Duvar (1983)</p>
<p>         Yol (1982)</p>
<p>          Sürü (1978)</p>
<p>         (Senarist) Arkadaş (1974)</p>
<p>          Zavallılar (1974)</p>
<p>          Baba (1973)</p>
<p>          Ağıt (1971)</p>
<p>          Umutsuzlar (1971)</p>
<p>          Acı (1971)</p>
<p>          Vurguncular (1971)</p>
<p>          İbret (1971)</p>
<p>          Kaçaklar (1971)</p>
<p>          Yarın Son Gündür (1971)</p>
<p>          Canlı Hedef (1970)</p>
<p>          Umut (1970)</p>
<p>          Piyade Osman (1970)</p>
<p>          Yedi Belalılar (1970)</p>
<p>           Aç Kurtlar (1969)</p>
<p>           Bir Çirkin Adam (1969)</p>
<p>           Pire Nuri (1968)</p>
<p>           Seyyit Han (Toprağın Gelini)(1968)</p>
<p>           Bana Kurşun İşlemez (1967)</p>
<p>           Benim Adım Kerim (1967)</p>
<p>           At Avrat Silah (1966)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.politiksinema.net/yilmaz-guney.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hiner Saleem</title>
		<link>http://www.politiksinema.net/hiner-saleem.html</link>
		<comments>http://www.politiksinema.net/hiner-saleem.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Aug 2009 12:11:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>politiksinema</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tanıtım Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[hiner saleem]]></category>
		<category><![CDATA[ıraklı yönetmen]]></category>
		<category><![CDATA[kilometre sıfır]]></category>
		<category><![CDATA[kürt yönetmen]]></category>
		<category><![CDATA[kürt yönetmenler tanıtım yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[vodka lemon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.politiksinema.net/?p=1288</guid>
		<description><![CDATA[Irak Kürdistanındaki Akrah kasabasında doğan Salim, Irak&#8217;ı 17 yaşında terk etmiş, İtalya&#8217;da öğrenim görmüş ve üniversitede okumuştur. Daha sonra ise, hâlen yaşamakta olduğu, Fransa&#8217;ya taşınmıştır. 1992 yılında, Körfez Savaşı sonrası, Iraklı Kürtlerin yaşam şartlarını çekmiştir ki bu çekimi Venedik Film Festivali&#8217;nde gösterilmiştir. 1998 yılında ilk filmi olan Vive la marie &#8230; et la liberation du [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Irak Kürdistanındaki Akrah kasabasında doğan Salim, Irak&#8217;ı 17 yaşında terk etmiş, İtalya&#8217;da öğrenim görmüş ve üniversitede okumuştur. Daha sonra ise, hâlen yaşamakta olduğu, Fransa&#8217;ya taşınmıştır. 1992 yılında, Körfez Savaşı sonrası, Iraklı Kürtlerin yaşam şartlarını çekmiştir ki bu çekimi Venedik Film Festivali&#8217;nde gösterilmiştir. 1998 yılında ilk filmi olan Vive la marie &#8230; et la liberation du Kurdistan&#8217; tamamlamış, ikinci filmi olan Passeurs de rêves ise 2000 yılında gösterime girmiştir. Üçüncü filmi olan 2003&#8242;de gösterilen Votka Limon Venedik Film Festivali&#8217;nde San Marco Ödülü&#8217;nü almıştır.[1] 2005 yılında dönemin Fransa Kültür Bakanı Renaud Donnedieu de Vabres&#8217;den Chevalier des Arts et Lettres unvanını almıştır. Le Fusil de mon père (&#8220;Babamın Tüfeği&#8221;) isimli hatıralarını içeren kitabı ise 2004 yılında Fransızca ve İngilizce olarak basılmıştır.</p>
<p>Vodka Lemon (2003)  ve  Kilometre Sıfır (2006) yönetmenin filmlerinden bazılarıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.politiksinema.net/hiner-saleem.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kimse İran kedilerinden bahsetmiyor</title>
		<link>http://www.politiksinema.net/kimse-iran-kedilerinden-bahsetmiyor.html</link>
		<comments>http://www.politiksinema.net/kimse-iran-kedilerinden-bahsetmiyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 Aug 2009 00:51:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>politiksinema</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bahman Ghobadi]]></category>
		<category><![CDATA[Bireyin devletle mücadelesi]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet rejimi]]></category>
		<category><![CDATA[En yeni filmler]]></category>
		<category><![CDATA[Fragmanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Ortadoğu]]></category>
		<category><![CDATA[Tanıtım Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[ghobadi]]></category>
		<category><![CDATA[Kasi Az Gorbehaye Irani Khabar Nadareh]]></category>
		<category><![CDATA[Kimse İran kedilerinden bahsetmiyor]]></category>
		<category><![CDATA[Tahran]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.politiksinema.net/?p=1222</guid>
		<description><![CDATA[“Kasi Az Gorbehaye Irani Khabar Nadareh” (Kimse İran kedilerinden bahsetmiyor) filminde Tahran’da kaçak olarak rock, rap ve metal gibi batı müzikleri yapan gençlerin müzik serüvenleri ile İran’da yaşayan gençliğin macerasını beyazperdeye taşıyan Kürt yönetmen, son derece çarpıcı ve etkileyici anlatım yakalıyor. Çünkü İslam’da müzik, zevk ve mutluluk uyandırdığı için günah kabul edilerek yasaklanıyor.
Cannes Film Festivali’nin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>“Kasi Az Gorbehaye Irani Khabar Nadareh” (Kimse İran kedilerinden bahsetmiyor) filminde Tahran’da kaçak olarak rock, rap ve metal gibi batı müzikleri yapan gençlerin<span id="more-1222"></span> müzik serüvenleri ile İran’da yaşayan gençliğin macerasını beyazperdeye taşıyan Kürt yönetmen, son derece çarpıcı ve etkileyici anlatım yakalıyor. Çünkü İslam’da müzik, zevk ve mutluluk uyandırdığı için günah kabul edilerek yasaklanıyor.</p>
<p>Cannes Film Festivali’nin ‘Un certain regard’ bölümünün açılış filmi olarak seyirci ile buluşan ünlü Kürt Yönetmen Bahman Ghobadi’nin “Kasi Az Gorbehaye Irani Khabar Nadareh” (Kimse İran kedilerinden bahsetmiyor) isimli filmi festivalde yoğun ilgi ile karşılandı.</p>
<p>Uluslararası Cannes Film Festivali’nde 2000 yılında “Sarhoş Atlar Zamanı” isimli ilk uzun metrajlı filmi ile “altın kamera” ile “uluslararası eleştiri” ödüllerini almış olan Bahman Ghobadi’nin bu yıl “Un certain regard” bölümünün açılış filmi olan “Kimse İran kedilerinden bahsetmiyor” isimli filmi ayakta alkışlandı.</p>
<p>Bu filminde Tahran’da kaçak olarak rock, rap ve metal gibi batı müzikleri yapan gençlerin müzik serüvenleri ile İran’da yaşayan gençliğin macerasını beyazperdeye taşıyan Ghobadi, İran’daki son derece çarpıcı ve etkileyici anlatım yakalıyor. Çünkü İslam’da müzik zevk ve mutluluk uyandırdığı için günah kabul edilerek yasaklanıyor. Kadın sesi de insanı duygulandırdığı için günah sayılıyor. Bu yüzden İran’da kadınların kamu alanında şarkı söylemesi ve gençlerin batılı enstrümanlarla müzik yapmaları “İslam’a ve toplumun ahlakına aykırı olduğu” gerekçesiyle yasaklanmış. Batılı enstrümanlarla veya politik içerikli ve toplumsal değerleri sorgulayıcı müzik yapmalarının yasak olduğu İran’da yüzlerce müzisyen tutuklanarak hapse atılıyor. Ancak tutuklamalar ve hapis cezalarına rağmen gençler ve kadınlar büyük bedeller ödeyerek müzik yapmaya devam ediyorlar.</p>
<p>AHIRDA İNEKLERLE BİRLİKTE ROCK MÜZİĞİ</p>
<p>Ama nerede, nasıl ve hangi koşullarda? İşte internet ve teknoloji çağında, bütün yasaklara rağmen İslamcı yasaların sanat yapılmasını engelleyemediğini gözler önüne seren “Kasi Az Gorbehaye Irani Khabar Nadareh”, gençlerin yasaklar yüzünden ahırlarda hayvanların içerisinde, bodrumlarda ve inşaatlarda müziklerini yapmaya çalıştıklarını çarpıcı bir şekilde perdeye yansıtıyor.</p>
<p>En büyük hayalleri müzik grupları ile konserler vermek olan genç çift Aşkın ve Nager’in (Nigar) tanıştıkları Nader (Nadir) ile Tahran’da yer altında yapılan müziğe doğru bizi heyecanlı bir yolculuğa çıkaran yönetmen, İslamcı yasakların egemenliği altındaki Tahran’da son derece ilginç bir yolculuğa çıkarıyor.</p>
<p>Bu yolculuk boyunca akan hareketli müzik adeta Doğu’nun kalbinde İran kıyafetleri içerisinde Batı enstrümanları ve söylem biçimleri ile oluşmuş rock, rap ve metal gibi müziklerle bir isyan çığlığına dönüşüyor.</p>
<p>Müziklerin ritim ve melodilerinin yanı sıra içerik açısından da son derece özgün oluşu, edebi yapıları ve felsefeleri ile sarsıcı bir etki yaratması dikkat çekiyor. Bu müziklerle birlikte yansıyan görüntüler de çarpıcı bir kontrast yaratarak son derece hareketli bir mizah ile orijinal bir anlatım yakalıyor. Daha önce altın kamera ödülü alan Ghobadi’nin kendine özgü anlatımında imajın dili ve estetiği ile Doğu’nun en özgün yönetmenleri arasında yerini aldığı artık kuşku götürmüyor. Ayrıca yönetmenin mizahındaki derinlik de anlatıma eklenince unutulmayacak bir Doğu-Batı sentezi filmi ortaya çıkıyor.</p>
<p>KÜÇÜK KAMERA İLE MUCİZELER YARATMAK</p>
<p>İran’da 35 milimetrelik kamera kullanımı için özel izin gerektiği için ve böyle bir film için de izin alamadığı için çekimlerini bir “S12K” kamera alarak yapan yönetmen, burada küçük bir kamera ve küçük bütçeler ile de mucizeler yapılabileceğini kanıtlıyor.</p>
<p>Tahran’da çekilecek bir filmi için 2 yıl çalıştığını ancak izin alamadığını belirten yönetmen, bu yüzden iki yıl kaybettiğini ve sonuçta bu filmi küçük kamera ile izinsiz bir şekilde çekmek zorunda kaldığını dile getiriyor.</p>
<p>Şimdiye kadar filmlerini Kürdistan’da çektiği için İran hükümeti ve bazıları tarafından “bölücü bir Kürt” olarak suçlandığını belirten Ghobadi, bu suçlamaların “son derece aptalca” olduğunu vurguluyor.</p>
<p>Bu filmi Tahran’da çekmek gerektiği için Tahran’da çektiğini belirten yönetmen, İran hükümetinin birçok filmine sansür uyguladığını ve bu filminin de İran’da gösterileceğinden emin olmadığını bildiriyor. Ayrıca filmde oynayan müzisyenlerin yaşamları için de endişelendiğini belirten yönetmen, filmde oynayan gençlerin bütün tehlikeleri göze alarak filmde yer aldığını kaydediyor, ancak endişelendiğinin de altını çiziyor.</p>
<p>BU FİLMİ KAÇIRMAYIN</p>
<p>İran’da yasaklara maruz kalanların sadece müzisyenler olmadığını bazı hayvanlara yönelik yasaklar olduğunu da filmde yansıtan yönetmen, “İran’da insanlar ne bir kedi ne de bir köpekle çıkıp seyahat edemez. Buna rağmen birçok insanın evinde kedi ve köpek bulunuyor ama bunların dışarı çıkarılması yasak. Üstelik İran kedileri de çok pahalı kediler. Filmde görüldüğü gibi yasaklar yüzünden gençler müziklerini yer altına çekilerek yapmak zorunda kalmalarını kedilerin de dışarı çıkarılamamaları ile karşılaştırıyorum. Bir de bu müzisyenlerle görüşmeye gittiğimde kedilerin de ışığa çıkarak müzik dinlediklerini fark ettim” diyerek filmin isminin bu yasaklardan geldiğini belirtiyor.</p>
<p>Molla kepleri veya ilginç sakal ve kıyafetleri ile Batılı enstrümanlarla müzik yapan gençleri İran İslam rejiminin bu internet ve teknoloji çağında nereye kadar engelleyeceği merak edile dursun, siz hiçbir yerde duyamayacağınız ve ömrünüz boyunca bir daha unutamayacağınız müzikler dinlemek istiyorsanız bu filmi kaçırmayın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.politiksinema.net/kimse-iran-kedilerinden-bahsetmiyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Irk ayrımcılığına karşı bir film</title>
		<link>http://www.politiksinema.net/irk-ayrimciligina-karsi-bir-film.html</link>
		<comments>http://www.politiksinema.net/irk-ayrimciligina-karsi-bir-film.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 09 Aug 2009 23:12:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>politiksinema</dc:creator>
				<category><![CDATA[Afrika]]></category>
		<category><![CDATA[En yeni filmler]]></category>
		<category><![CDATA[Fragmanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Tanıtım Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Bruno Kreisk]]></category>
		<category><![CDATA[Clint Eastwood]]></category>
		<category><![CDATA[De Klerk]]></category>
		<category><![CDATA[Dünya Kupası]]></category>
		<category><![CDATA[goodbye bafana]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Afrika Cumhuriyeti']]></category>
		<category><![CDATA[Güney Afrika futbo]]></category>
		<category><![CDATA[invictus]]></category>
		<category><![CDATA[ırkçılık]]></category>
		<category><![CDATA[Lenin Barış ödülü]]></category>
		<category><![CDATA[morgan freeman]]></category>
		<category><![CDATA[Nehru Ödülü]]></category>
		<category><![CDATA[nelson mandela]]></category>
		<category><![CDATA[Özgürlük Savaşçısı]]></category>
		<category><![CDATA[Simon Bolivar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.politiksinema.net/?p=1207</guid>
		<description><![CDATA[Usta yönetmen Clint Eastwood&#8217;un son filmi &#8216;Invictus&#8217; ile Güney Afrika&#8217;nın ilk siyah devlet başkanı Mandela, bir kez daha beyazperdeye geliyor. Mandela&#8217;yı canlandıran Morgan Freeman, Oscar&#8217;ın en büyük favorilerinden.
Sinemanın yaşayan en büyük isimlerinden Clint Eastwood, oyunculuğu &#8216;Gran Torino&#8217; ile bıraktı ama yönetmenliğe ara vermeden devam ediyor.
Son dönemde yönettiği &#8216;Gizemli Nehir&#8217;, &#8216;Milyon Dolarlık Bebek&#8217;, &#8216;Sahtekar&#8217; gibi filmleriyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Usta yönetmen Clint Eastwood&#8217;un son filmi &#8216;Invictus&#8217; ile Güney Afrika&#8217;nın ilk siyah devlet başkanı Mandela,<span id="more-1207"></span> bir kez daha beyazperdeye geliyor. Mandela&#8217;yı canlandıran Morgan Freeman, Oscar&#8217;ın en büyük favorilerinden.<br />
Sinemanın yaşayan en büyük isimlerinden Clint Eastwood, oyunculuğu &#8216;Gran Torino&#8217; ile bıraktı ama yönetmenliğe ara vermeden devam ediyor.<br />
Son dönemde yönettiği &#8216;Gizemli Nehir&#8217;, &#8216;Milyon Dolarlık Bebek&#8217;, &#8216;Sahtekar&#8217; gibi filmleriyle Oscar&#8217;ın gediklisi olan ve büyük övgüler alan Eastwood, şimdi de &#8216;Invictus&#8217; ile sahneye çıkmaya hazırlanıyor.<br />
Morgan Freeman&#8217;ın Nelson Mandela&#8217;yı canlandırdığı film, Mandela&#8217;nın ülkede yaşanan ırk ayrımcılığına son vermek amacıyla sporun birleştirici yanını kullanmasını konu alıyor.<br />
1995 Dünya Şampiyonası&#8217;nda tamamı beyazlardan oluşan takımın hikayesini Mandela&#8217;nın öyküsü üzerinden anlatan Eastwood&#8217;un bu son filminde, yeni seçilen Mandela, milletinin ırk ve ekonomik nedenlerden dolayı ayrımcılığa uğradığını bilmektedir ve sporun uluslararası dili sayesinde insanları birleştireceğine inandığı için, Dünya Kupası’nda beyazlardan oluşan ve inanılması güç bir çıkış yapan Güney Afrika <a title="futbol videoları" href="http://www.mediafootball.com" target="_blank">futbol</a> takımını destekler.</p>
<p><strong>ÖZGÜRLÜK SAVAŞÇISI</strong><br />
Güney Afrika Cumhuriyeti&#8217;nin seçimle iktidara gelen ilk devlet başkanı olan Mandela, &#8216;Özgürlük Savaşçısı&#8217; olarak biliniyor.<br />
27 yıl hapiste yatan Mandela, çıktıktan sonra 1980&#8242;li yıllarda, ırkçılığa karşı mücadelenin bütün dünyada yoğunlaşmasıyla adı duyuldu. 1990 yılında Devlet Başkanı De Klerk tarafından şartsız olarak serbest bırakıldı. Serbest bırakıldığı zaman 71 yaşında olan Mandela, &#8220;Mücadele benim hayatımdır. Hayatımın sonuna kadar siyahların bağımsızlığı için mücadele edeceğim&#8221; diyerek özgürlüğün önemli isimlerinden olduğunu bir kez daha simgeleştirdi.<br />
1962&#8242;de Lenin Barış ödülü, 1979&#8242;da Nehru Ödülü, 1981&#8242;de yBruno Kreisk İnsan Hakları Ödülü, 1983 &#8216;te UNESCO&#8217;nun Simon Bolivar Ödülü verilen Mandela, 1993&#8242;te De Klerk ile birlikte Nobel Barış Ödülü&#8217;nü kazandı.<br />
Hayatı daha önce defalarca televizyona ve beyazperdeye konuk olan Mandela&#8217;yı sinemada en son Bille August&#8217;un yönettiği &#8216;<a title="Özgürlüğün Rengi - İzlemek için tıklayın" href="http://www.politiksinema.net/?p=786">Goodbye Bafana-Özgürlüğün Rengi</a>&#8216; ( politiksinema.net&#8217; de mevcut )  filminde Denis Haysbert canlandırmıştı.<br />
11 Aralık&#8217;ta ABD&#8217;de vizyona girecek olan &#8216;Invictus&#8217;un Türkiye&#8217;de ne zaman gösterime gireceği ise henüz belli değil.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.politiksinema.net/irk-ayrimciligina-karsi-bir-film.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kurdish Directors</title>
		<link>http://www.politiksinema.net/kurdish-directors.html</link>
		<comments>http://www.politiksinema.net/kurdish-directors.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Jul 2009 12:03:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>politiksinema</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tanıtım Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.politiksinema.net/?p=945</guid>
		<description><![CDATA[KURDISH DIRECTORS
There are a number of Kurdish director from different countries whose artistic work draw
international attention and win major prizes at international film festivals. Below is the list of some
of the most known Kurdish directors.
Yilmaz Guney
The most famoust Kurdish film director who died in 1984 in France. He has
lots of feature films but the most [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>KURDISH DIRECTORS</p>
<p>There are a number of Kurdish director from different countries whose artistic work draw<span id="more-945"></span><br />
international attention and win major prizes at international film festivals. Below is the list of some<br />
of the most known Kurdish directors.<!--more--></p>
<p>Yilmaz Guney</p>
<p>The most famoust Kurdish film director who died in 1984 in France. He has<br />
lots of feature films but the most popular ones are; ‘Seyitxan’, ‘Arkadas’<br />
(Friend),  Endise (Anxiety), Umut (Hope), ‘Yol’ (The Road), ‘Suru’ (The Herd)<br />
and ‘Duvar’ (The Wall).</p>
<p>Bahman Ghobad</p>
<p>A director from Iranian Kurdistan. Ghobadi has four feature films until now.<br />
These are ‘A Time For Drunken Horses’, ‘Marooned in Iraq-Songs of My<br />
Motherland’, ‘Turtles Can Fly’ and Half Moon. Last year Ghobadi has been<br />
chosen &#8216;one of the best living 100 director&#8217; in the world.</p>
<p>Kazim Oz</p>
<p>A Kurdish director from Turkey. Oz has one short film, one documentary and<br />
one feature film. These are ‘Ax’ (short film), ‘Photograph’ and ‘Dur’<br />
(documentary).</p>
<p>Hiner Saleem</p>
<p>A Kurdish director from South Kurdistan. He has four feature films. ‘Long<br />
live the Bride-Liberation of Kurdistan’, &#8216;Beyond our Dreams&#8217;, ‘Vodka-Lemon’<br />
and ‘Zero Kilometre’.</p>
<p>Jalal Jonroy</p>
<p>A Kurdish writer-director, living in America. His first feature film is ‘David and<br />
Layla’ which has been invited to 23. Jerusalem Film Festival in<br />
2006.</p>
<p>A self-tought Kurdish filmmaker: Jano Rosebiani</p>
<p>KurdishCinema.com &#8211; January 12  2009</p>
<p>Biogrophy of  Jano Rosebiani</p>
<p>A self-taught Kurdish filmmaker, born and raised<br />
in the town of Zakho in Southren Kurdistan. In<br />
1974, then a seventh-grader, he along with his<br />
family joined the Kurdish mass uprising against<br />
Saddam’s regime and took to the mountains. Two<br />
years later he became a refugee in the Untied<br />
States.</p>
<p>Rosebiani acquired his knowledge of film making<br />
during his college years Virginia in the mid<br />
1980s while studying English literature and<br />
managing movie theaters. He started his<br />
career at a public access television where he<br />
made experimental videos, including a madefor-TV drama and a weekly arts series, which<br />
received the Hometown, USA prize in 1985 as<br />
well as numerous local awards.</p>
<p>In 1995 he made his feature film debut in Los Angeles with &#8220;Dance of the Pendulum&#8221; &#8211; a<br />
dark comedy parodying exploitation in Hollywood.</p>
<p>“Jiyan” (Life) is his first Kurdish film made in 2002, intended<br />
to be a window to the world for the Kurds. The film received<br />
high critical acclaim, including four-star ratings by The<br />
Guardian, The Observer and BBC World, and became a<br />
festival favorite, garnering numerous awards. Since the<br />
liberation of Iraq in 2003 Rosebiani has produced three<br />
documentaries depicting human rights abuses in the<br />
country under the past regimes. Among his most recent<br />
work is an American style sitcom series pilot “Radyo Qela”<br />
(Radio Citadel) set in the Kurdish regional capital of Hewlér.</p>
<p>Since 2003 Rosebiani has contributed to the empowerment of the Kurdish cinema by giving<br />
annual filmmaking workshops to inspiring filmmakers. A total of 60 short films have been<br />
produced in these workshops, many of which have played in world festivals.</p>
<p>Filmography:</p>
<p>*  Dance of the Pendulum – Feature film 1995<br />
*  Jiyan (Life) – Feature film 2002<br />
*  Saddam&#8217;s Mass graves – Documentary 2003<br />
*  Chemical Ali (producer) – Documentary 2004<br />
*  WMD (Co-producer) &#8211; Documentary 2004<br />
*  Radyo Qela (Radio Citadel) – Sitcom series 2007</p>
<p>Awards for Jiyan:</p>
<p>* Special Jury Award &#8211; New Director&#8217;s Showcase, Seattle International Film<br />
Festival 2002<br />
* Best film Award &#8211; International Film Festival Festroia 2002. Setubal, Portugal<br />
* Popular Jury Award &#8211; Rights to Have Rights Film Festival 2003. Modena, Italy<br />
* In The Spirit of Freedom Award &#8211; 19th Jerusalem Film Festival 2002<br />
* Official Selection for Tiger Competition &#8211; International Film Festival Rotterdam<br />
2002</p>
<p>o<br />
Yusuf Yesilo<br />
Living in Switzerland, Yesilgoz has directed &#8220;Between the Worlds&#8221; which<br />
won the best documentary awards at Innsbruck Film Festival in Austria in<br />
2006.  Yesiloz has also two other documentaries &#8216;Fasting to Topple Walls&#8217;<br />
and &#8216;Alevit Songs&#8217;. His has completed a new documentary about some<br />
musicians living in Switzerland, called &#8220;Musikliebe&#8221; (Love of Music), in 2007.</p>
<p>Jamil Rostami</p>
<p>A Kurdish director from Iran. He has directed several films included<br />
Requiem of Snow in 2005. Rostami currently filming Jan-i Gal (The Agony<br />
of a People) in Kurdistan Region of Irak.</p>
<p>Said Kekeyi</p>
<p>He made a docu-drama called &#8220;Waiting for Hiwa&#8221; which deals with the Halabja massacre, in<br />
2002.</p>
<p>Aras Rashid</p>
<p>A Kurdish director from South Kurdistan based in Sweden. His feature film &#8220;The Burning<br />
Paradise&#8221; shot in 1999.</p>
<p>Hussein Hassan Ali</p>
<p>He was born in Duhok in 1974. Hasan Ali started to do children<br />
programmes in a local television and shot <a title="football videos" href="http://www.mediafootball.com" target="_blank">video </a>clips for different artisists<br />
and singers. He shot a number of short film, Narcissus Blossoom, (U<br />
Nergis Biskivin) his first feature film which Ali directed with Massoud Arif<br />
Saleeh.</p>
<p>Massoud Arif Saleeh<br />
Born in Duhok in 1973 Saleeh started theatrical work when he was just 10<br />
years old. Then Saleeh started to work in some local tv. stations. He is the<br />
co-director of Narcissus Blossom, (U Nergis Biskivin).</p>
<p>Lauand O<br />
A young Kurdish writer, director and producer who is directed &#8220;Bekhal&#8217;s<br />
Tears&#8221; (Firmiski Bexal) in 2005 in Iraqi Kurdistan. Omar now is woking on<br />
his next project called</p>
<p>Ayse Polat<br />
Born in 1970 in the Kurdish city of Malatya in Turkey, Polat currently resides<br />
in Germany. Polat shot a several short films such as Fremdennacht (The<br />
Night of Foreigner-1992), Ein Fest für Beyhau (A Fist for Beyhou-1993) ve<br />
Gräfin Sofia Hatun (Mrs Barones Sofia-1997) Her first feature film<br />
Auslandstournee (Trip out of Country-1999) won young talent award in<br />
Ankara Film Festival. Polat&#8217;s last feature En Garde-2004 won special prizes<br />
at Hamburg ve Locarno film festivals.</p>
<p>Yuksel Yavuz</p>
<p>Yavuz born in 1964 in the Kurdish city of Bingol, and moved to Germany<br />
when he was 16 years old. He studied at Hamburg Fine Arts School<br />
between 1992-1998. Yazuz&#8217;s won the best documentary award with his first<br />
short film &#8216;My Father a Guess Worker&#8221; in 1995. Yavuz shot his first feature<br />
&#8216;The April Children&#8217; in 1998 and and won special awards at Salemo adn<br />
San Francisco Film Festivals.</p>
<p>Jiyar Gol</p>
<p>Born in Eastern Kurdistan, Gol lives in Canada since 1998. He owns Jiyar Productions Inc. and<br />
has produced several documentaries until now including; &#8216;Liberation of Occupation? A Passage<br />
Through Iraq-2004&#8242;, &#8216;The Emblem Of Turkey. The Kurdish Problem,&#8217; &#8216;The Struggle For Justice;<br />
Leyla Zana&#8217;: Leyla Zana  a Kurdish Parliamentarian who was imprisoned for 11 years for simply<br />
speaking Kurdish in the Turkish National Assembly. Gol graduated at Vancouver Film School<br />
majoring in Documentary Filmmaking.</p>
<p>Rahim Zabihi</p>
<p>Zahibi is a young Kurdish director from eastern Kurdistan and still lives in Iran. He made his first<br />
feature film last year called &#8216;Roja Duyemin&#8217; (Second Day). Zahibi also shot several short films and<br />
invited to some film festivals.</p>
<p>Sirin Cihani</p>
<p>She is from Eastern Kurdistan and currently shootint her first feature &#8216;Stêrk<br />
di nav rojê de bêreng in&#8217; (The stars do not have colurs during daylight).<br />
Cihani has also shot several documentaries including the one that tells the<br />
life of famous Kurdish poets Siware Ilxanizade and Jila Huseyni.</p>
<p>Özay Sahin</p>
<p>She was born in the city of Dersim in Northern Kurdistan and currently lives<br />
in Germany. Sahin made an excellent documentary called &#8216;Can Baz&#8217; which<br />
tells tragedy of three Kurdish boys on of them is addictive to tiner. She also<br />
writes scenerios and invited to several film festival in Europe and Turkey.</p>
<p>Arin Inan Arslan<br />
Born in the city of Dersim and now living in Izmir Arslan is a young Kurdish<br />
talent who made two short films called &#8216;Kirinti&#8217; (Crumb-2004) ve &#8216;Si u Ba&#8217;<br />
(Shadow and Wind-2006). Arslan received special jury awards at 16.<br />
Ankara International Film Festival and 26. IFSAK Festival. Arslan also won<br />
Yilmaz Güney best film award in 1. TKM Short Film Festival by his first short<br />
film.</p>
<p>Müjde Arslan<br />
Young Kurdish woman director born in the city of Mardin in northern<br />
Kürdistan Müjde lives in Istanbul. She shot her first short film &#8216;Son Oyun&#8217;<br />
(Last Game-2005) and won best picture award in Marmara University Short<br />
Film Festival. She is currently workin on her next project &#8216;Kemik&#8217; (Bone).</p>
<p>Nazmi Kirik<br />
The famous Kurdish actor born in Diyarbakir in 1976. Kirik has shot his first<br />
short film &#8216;Kimlik&#8217; (Identity-2006) and has already been invited to 43. Antalya<br />
Golden Orange Film Festival&#8217;s short film competition section. Kirik took<br />
important roles in the films of Photograph, Journey to the Sun, Zero<br />
Kilometre, Dole (Hiner Saleem&#8217;s latest feature) and Organized Businesses<br />
(directed by famous Kurdish director Yilmaz Erdogan).</p>
<p>Caner Canerik<br />
Born in the city of Dersim in 1973, Canerik lives in Istanbul. Canerik shoots<br />
mainly short films and documentaries such as  “The War Game” (short film\<br />
1999), “The Palace” (documentary, 2000-2002), “The Story” (short film,<br />
2003), “The German Shovel” (documentary, 2005)\ “Gül-i Zare”<br />
(documentary, not finished yet), “The Weed” (documentary, 2006),   “Eyüp<br />
Sultan” (documentary, 2006), “The top of yellow is Düzgün”  (documentary ,<br />
2006), “Two fishes, for people” (short film , 2007) and “Sayd” (documentary,<br />
2007).</p>
<p>Hiwa Aminnejad</p>
<p>Hiwa Aminnejad was born in 1973 in Baneh, Kurdistan, Iran from a Kurdish<br />
middle class family. He obtained a diploma in Film Direction at the<br />
Association of Cinema for Youth in Tabriz. From 1998 to 2001, he practiced<br />
photography and participated in several national photos exhibitions. In<br />
2001, he made his first short film “ Parasite”. “Atesh e Kebrit” won the “Best<br />
Picture” award at “Esfahan International Film Festival for Youth and Young<br />
Adults”. “Agar do bare harf bezanam” was selected among 20 films for the<br />
Retrospective of Contemporary Iranian Films in Berlin in 2004. “Afsoon” was selected for the “Hull<br />
Short Film Festival in London”. “Hannabadan e dictator” was shot in Kurdistan, Iraq in 2005.<br />
(kanifilms.com)</p>
<p>Fethi Evar</p>
<p>Fethi Evari is a theatre graduate from the Fine Arts Institute in Duhok,<br />
Kurdistan. In addition to a number of theatrical plays, he has directed some<br />
short films and one feature length including<br />
The White Page (2007, short) which was shown at 37. Rotterdam<br />
International Film Festival.</p>
<p>Shaxawan Idree</p>
<p>Shaxawan Idrees started as a journalist working with various Kurdish<br />
newspapers. He directed a short film titled &#8220;We Have Gasoline&#8221;. Idrees<br />
currently works as production manager at the Cinema Department of the<br />
Ministry of Culture in Kurdistan.</p>
<p>Mehdi Hese</p>
<p>Mehdi Hesen is a theater graduate from the Fine Arts Institute in Erbil and<br />
currently works as director for Kurdistan satellite TV. He made a short film<br />
titled &#8220;Water&#8221; (2007) which was received the Yilmaz Guney Bronze award at<br />
the London Kurdish Film Festival in 2007.</p>
<p>Zirek Mir</p>
<p>Zîrek Mira is a graduate of sculpting at the Suliemani Fine Arts Institute in<br />
Kurdistan. He makes experimental and symbolic short films. One of them<br />
is a short film shot in 2007, titled &#8220;Searching for God&#8221;. He is known for his<br />
innovative experimental sculptures, some of which captured international<br />
attention. Among his most daring works was a giant statue of Saddam<br />
made entirely by dead soldier’s boots in 2003. Inspired by Bunuel’s and<br />
Dali’s “Dogs of Andalusia” he began making experimental and symbolic<br />
short films. “Searching for God” is his second such film, which may best be<br />
described as an extension of his statue of boots in theme and irony.<br />
&#8220;Breath&#8221; (Henase) is the directors another short film which is a piece of<br />
artistry about life&#8217;s continuation despite oppression, symbolizing the<br />
Kurdish resilience in the face of tyranny</p>
<p>Sahim Omar Kalif</p>
<p>He was born in 1980 in Zakho, Kurdistan. Kalifa shot his first film when he<br />
was 17 years old. In 2001 he moved to Belgium and studied at St  Lukas<br />
film School in 2004 in Brussels. Until now Omer Kalifa has shot 14 short<br />
films. His film &#8220;Ava Reş&#8221; (Black Water) won the jury award in Melbourne<br />
Kurdish  film festival in Australia in 2007.</p>
<p>Kurdish director, writer and actor: Ibrahim Selman</p>
<p>KurdishCinema.com &#8211; January 16  2009</p>
<p>Ibrahim Selman, a Kurdish director living in Holland, born<br />
in 1952 in Iraqi Kurdistan. As well as directing films Selman<br />
writes screenplays.</p>
<p>Cinematography</p>
<p>1978 &#8211; &#8220;Think an end of this performance&#8221;, writer, director<br />
and actor, short TV-film.<br />
1991 &#8211; &#8220;Three figures of a mountain man who desire to<br />
become a seal&#8221;, short feature film 38m,  screenwriter and<br />
actor<br />
1993 &#8211; &#8220;A silent traveller&#8221;, long feature film, screenwriter<br />
and director<br />
1995/now: Director of about 80 short films&#8221;,<br />
(non-broadcast film).<br />
2008 &#8211; &#8220;Omet&#8221;, long feature film, producer, director, actor,<br />
screenwriter and editor</p>
<p>Synopsis of &#8220;Omet&#8221;</p>
<p>The screenwriter Yaro flees together with his wife Hale<br />
from Iraq to the Netherlands in the hope of making a<br />
movie about a boy called Temo. Temo, a ten year old boy<br />
had (in real life) survived a massacre in the desert of Iraq.<br />
Temo looks like Yaro’s missing small brother Miro. Yaro’s<br />
attempts, during twelve years, to make a film ended with no<br />
results. Finally he meets Els, a young employee of a film<br />
production company. He falls in love with her and his hope<br />
to realise his film grows, but he also gets a lot of problems<br />
with his wife. Beside these problems, they already had<br />
some like don’t having children. Hale doesn’t know that she can’t get children with Yaro. He<br />
knows about his handicap but doesn’t tell her. He even blames her for this. Hale tries to find out<br />
why she never gets pregnant. When she discovers the truth, that Yaro is cause of their<br />
childlessness, she takes revenge. The loneliness in their<br />
lives is a huge. They can’t live with each other but also not<br />
without each other. A bitter, poetical and humour full affair<br />
follows, shadowed by the ghosts of his dead father, Temo<br />
and his missing small brother Miro.</p>
<p>Ibrahims Selman&#8217;s Curriculum Vitae, short</p>
<p>1972 &#8211; 1980 Actor, director and writer Kurdish program’s<br />
state broadcast, Baghdad<br />
1976 &#8211; Bachelor of Dramatic Arts in acting, Baghdad<br />
1980 &#8211; Fear, Solo performance Writer, director and actor<br />
Suffering of a madman, play.<br />
1981 &#8211; In the Netherlands<br />
1982 &#8211; Play ‘Fear’, Writer, director<br />
1982-1985 Study since of Theatre University of<br />
Amsterdam, doctoral degree<br />
1985-1988 Professor since of theatre University of<br />
Amsterdam<br />
1985-1987 Solo performance: Between two Paradises, text and acting<br />
1987 &#8211; Mem and Zin, play<br />
1988 &#8211; The eternal officer, play, Writer, director and actor<br />
1990 -1995 policymaker ministry of Welfare and Culture<br />
1995/now: Artistic advisor, Program director of Audio<br />
Visual services Dutch ministry of defence<br />
1988/now: Freelance journalist</p>
<p>Bibliography</p>
<p>1979 &#8211; Mine, short story bundle in Kurdish, Baghdad<br />
1979 &#8211; A fool changes the epic of Mem and Zin, play in<br />
Kurdish, Bagdad.<br />
1987 &#8211; Mem and Zin, Play, Theatre bookshop<br />
1998 &#8211; The dance of a frozen country, poems in Dutch, De<br />
Geus<br />
2000 &#8211; And the sae split in two, novel in Dutch,<br />
Indeknipscheer<br />
2000 &#8211; Freedom is dead, poems in Dutch, Indeknipscheer<br />
2002 &#8211; I thought about the coconut, novel in Dutch,<br />
Indeknipscheer<br />
2006 &#8211; Tender souls, novel in Dutch, Prometheus<br />
2007 &#8211; Looking for brave heart, essays and poems in Dutch, Meuelnhoff</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.politiksinema.net/kurdish-directors.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bahman Ghobadi</title>
		<link>http://www.politiksinema.net/bahman-ghobadi.html</link>
		<comments>http://www.politiksinema.net/bahman-ghobadi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 18 Jul 2009 14:13:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>politiksinema</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tanıtım Yazıları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.politiksinema.net/?p=928</guid>
		<description><![CDATA[      Bahman Gobadi (Kürtçe: به‌همه‌نی قوبادی Behmen Qubadî, Farsça: بهمن قبادی Bahman Qobadī), İran&#8217;lı Kürt film yönetmeni.
      1969 yılında İran’ın Bane kentinde doğan Bahman Gobadi, öğrenimi sırasında bir radyoda çalıştı. Daha sonra Sanadaj’da genç bir amatör olarak film yönetmenleri grubuna katıldı ve onlarla kısa metrajlı filmler yapmaya başladı. Daha sonra sinema eğitimi almak üzere başkente [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>      Bahman Gobadi (Kürtçe: به‌همه‌نی قوبادی Behmen Qubadî, Farsça: بهمن قبادی Bahman Qobadī), İran&#8217;lı Kürt film yönetmeni.</p>
<p>      1969 yılında İran’ın Bane kentinde doğan Bahman Gobadi, öğrenimi sırasında bir radyoda çalıştı. Daha sonra Sanadaj’da genç bir amatör olarak film yönetmenleri grubuna katıldı ve onlarla kısa metrajlı filmler yapmaya başladı. Daha sonra sinema eğitimi almak üzere başkente giden sanatçı, eğitimini yarıda bıraktı.</p>
<p>      1995-1999 yılları arasında birçok ulusal ve uluslararası yarışmalarda ödül kazanan 10 kısa filme yönetmenlik eden sanatçının yapımları arasında Clermont-Ferrand Festivali’nde Jüri Özel Ödülünü kazanan Siste Yaşam filmi de bulunuyor.</p>
<p>      1999 yılında, Abbas Kiyarüstemi’nin Rüzgâr Bizi Sürükleyecek filminin çekimlerinde baş asistan olarak çalışan yönetmen, Samira Makhmalbaf’ın Kara Tahta isimli filminde başrollerden birini de üstlendi. Kaplumbağalar da Uçar</p>
<p>      Gobadi, Sarhoş Atlar Zamanı filmi ile 2000 yılı Cannes Film Festivali’nde &#8220;Altın Kamera Ödülü&#8221;, &#8220;Genç Sinema Ödülü&#8221; ve &#8220;Fipresci Ödülü&#8221;ne layık görüldü.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.politiksinema.net/bahman-ghobadi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ken Loach</title>
		<link>http://www.politiksinema.net/ken-loach.html</link>
		<comments>http://www.politiksinema.net/ken-loach.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 18 Jul 2009 13:35:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>politiksinema</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tanıtım Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[ingiliz sosyalist yönetmen]]></category>
		<category><![CDATA[Ken Loach]]></category>
		<category><![CDATA[muhalif]]></category>
		<category><![CDATA[tanıtım]]></category>
		<category><![CDATA[yönetmen]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.politiksinema.net/?p=912</guid>
		<description><![CDATA[      Kenneth Loach , (d. 17 Haziran 1936 Nuneaton, İngiltere) İngiliz televizyon ve sinema yönetmeni.
     Babası elektrikçi olan Ken Loach, Oxford&#8217;da hukuk okudu. Üniversiteden sonra yönetmenlik öncesi şansını aktörlükte denedi. 1961 yılında Northampton Repertuar Tiyatrosu&#8217;nda yönetmen asistanı oldu. Ardından 1963&#8242;te BBC&#8217;ye geçerek TV yönetmenliğine başladı. Z Cars, Diary of a Young Man (Genç Bir Adamın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>      Kenneth Loach , (d. 17 Haziran 1936 Nuneaton, İngiltere) İngiliz televizyon ve sinema yönetmeni.</p>
<p>     Babası elektrikçi olan Ken Loach, Oxford&#8217;da hukuk okudu. Üniversiteden sonra yönetmenlik öncesi şansını aktörlükte denedi. 1961 yılında Northampton Repertuar Tiyatrosu&#8217;nda yönetmen asistanı oldu. Ardından 1963&#8242;te BBC&#8217;ye geçerek TV yönetmenliğine başladı. Z Cars, Diary of a Young Man (Genç Bir Adamın Güncesi), Cathy Come Home (Cathy Eve Gel) gibi dizi ve TV filmlerine imza attı. 1969 yılında en önemli filmlerinden olan Kes (Kerkenez)&#8217;i çevirdi.</p>
<p>      70&#8242;ler ve 80&#8242;ler boyunca, filmlerini dağıtma zorluğu, politik sansür ve ilgi yoksunluğu gibi sorunlarla karşılaştı. Thatcherizm&#8217;in İngiltere&#8217;de iktidarda olduğu dönemde konularını alt sınıflardan,yoksulların yaşamından alan sosyal içerikli filmler yapan Loach, madencilerin grevini anlatan A Question of Leadership isimli belgeseli ile Muhafazakar Parti&#8217;nin büyük tepkisini çekti.</p>
<p>       Filmlerinde sosyalist kimliğini her zaman öne çıkaran Loach, sıradan insanı ele alarak onun günlük yaşamını, yaşadığı sosyal ve maddi zorlukları tüm çıplaklığıyla ortaya sermiştir. 6 kez Cannes Film Festival&#8217;inde büyük ödül alan yönetmen, 90&#8242;lardan sonra, Hidden Agenda (Gizli Ajanda), Raining Stones, Nikaragua&#8217;daki Sandinist hareketi işleyen Carla&#8217;s Song (Carla&#8217;nın şarkısı), İspanya iç savaşına katılmış bir İngiliz&#8217;in hikâyesi Land and Freedom (Toprak ve Özgürlük), Çaresizliğin umut ile harmanlandığı My Name is Joe (Benim Adım Joe), İngiltere&#8217;de demiryollarının özelleştirilmesinin demiryolu işçilerinin üzerindeki etkisini anlatan Navigators (Demiryolcular) gibi filmleri yönetti. Yönetmenin son filmi 2004 yılında gösterime giren Pakistanlı göçmen bir ailenin yaşamını anlatan Ae Fond Kiss`tir.</p>
<p>      Ken Loach, 2009 Temmuz ayında Avustralya`nın Melbourne şehrinde gerçekleşen film festivalinde yarışan `Looking for Eric` filmini İsrail`i gerekçe göstererek geri çekti. Festivalin sponsorunun İsrail olduğunu öğrendiğinde, `Şiddet üreten devletin gölgesinde sanat yapılmaz. Sanat savaşa ve yok etmeye değil, barışa ve insanlığa hizmet eder. İsrail, Ortadoğu`daki politikalarını gözden geçirmeli` dedi.        </p>
<p>       Ken Loach İngiltere&#8217;nin yetiştirdiği en önemli film yönetmenlerinden biridir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.politiksinema.net/ken-loach.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tarantino&#8217;dan bir armağan</title>
		<link>http://www.politiksinema.net/tarantinodan-bir-armagan.html</link>
		<comments>http://www.politiksinema.net/tarantinodan-bir-armagan.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 2009 18:37:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>politiksinema</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tanıtım Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[aldo]]></category>
		<category><![CDATA[brad pit]]></category>
		<category><![CDATA[inglourious basterds]]></category>
		<category><![CDATA[kill bill]]></category>
		<category><![CDATA[melanie laurent]]></category>
		<category><![CDATA[nazi işgali]]></category>
		<category><![CDATA[quentin tarantino]]></category>
		<category><![CDATA[shosanna]]></category>
		<category><![CDATA[soysuzlar çetesi]]></category>
		<category><![CDATA[tarantino]]></category>
		<category><![CDATA[the good]]></category>
		<category><![CDATA[yahudi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.politiksinema.net/?p=885</guid>
		<description><![CDATA[Quentin Tarantino, hem geçmiş filmlerini çağrıştıran hem de farklı bir filmle geldi. 62. Cannes Film Festivali&#8217;nde &#8216;Altın Palmiye&#8217; için yarışan &#8216;Inglourious Basterds-Soysuzlar Çetesi&#8217;, 2. Dünya Savaşı yıllarında Fransa&#8217;da geçiyor. Filmin açılışı da gerçekten vurup geçiyor sinema adına. Tarantino, 2004 yapımı &#8216;Kill Bill I-II&#8217; filmindeki gibi hikayelere bölmüş filmini. Her bölümün bir adı var, tıpkı &#8216;Kill [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Quentin Tarantino, hem geçmiş filmlerini çağrıştıran hem de farklı bir filmle geldi. <span id="more-885"></span>62. Cannes Film Festivali&#8217;nde &#8216;Altın Palmiye&#8217; için yarışan &#8216;Inglourious Basterds-Soysuzlar Çetesi&#8217;, 2. Dünya Savaşı yıllarında Fransa&#8217;da geçiyor. Filmin açılışı da gerçekten vurup geçiyor sinema adına. Tarantino, 2004 yapımı &#8216;Kill Bill I-II&#8217; filmindeki gibi hikayelere bölmüş filmini. Her bölümün bir adı var, tıpkı &#8216;Kill Bill&#8217;deki gibi. Tarantino, bu filminde geçmişteki kendi filmlerinin ruhuna da dokunuyor. Sinemada &#8217;spagetti western&#8217;in büyük ustası Sergio Leone&#8217;ye de selam gönderiyor yer yer. Tarantino, bir an seyirciye Leone&#8217;nin (1929-1989), &#8217;spagetti üçlemesi&#8217;nin son filmi 1966 yapımı &#8216;The Good, the Bad and the Ugly-İyi, Kötü ve Çirkin&#8217; filminin ruhunun içerisinde dolaşıyormuş duygusunu da yaşatıyor. Filmdeki &#8216;iyi&#8217; Shosanna, &#8216;kötü&#8217; Aldo ve &#8216;çirkin&#8217; de Landa&#8230; Fonda, Ennio Morricone&#8217;nin tadını veren müzikler de duyuluyor.</p>
<p>Birinci Bölüm (Bir zamanlar Nazi işgali altındaki Fransa): Gözünden hiçbir şey kaçmayan zeki ve acımasız &#8216;Yahudi Avcısı&#8217; Albay Hans Landa, Perrier LaPadite&#8217;in (Denis Menochet) çiftliğine gelir. Landa, duygulara ve ortamlara göre hareket eden, ardından da ulaşmak istediği bilgilere rahatça ulaşan biri. Sanki &#8216;an&#8217;ların tadını çıkartıyor Landa. Yahudi komşuları Dreyfusleri evinin mahzeninde saklayan LaPadite, bir noktadan sonra gözyaşları içinde konuşmak zorunda kalıyor. Bir genç kız olan Shosanna Dreyfus, bu katliamdan kurtuluyor. Paris&#8217;te teyzesinden kaldığını söylediği sinema salonunu işletiyor. En büyük yardımcısı da, belki de sevgilisi, siyahi makinist Marcel.</p>
<p>İkinci Bölüm (Soysuzlar çetesi): Başını Landa&#8217;nın çektiği Yahudi Amerikan askerlerinden oluşan &#8216;Soysuzlar Çetesi&#8217;, Nazi askerlerini buldukları yerde infaz ediyorlar. Landa, çetesine kuralları söylerken Apaçiler gibi Nazilerin derilerini yüzmelerini söylüyor. Çete çok acımasız ve irkiltici bir şiddetle Nazileri öldürüyorlar. Nazi ordusundan gelen Çavuş Donny Donowitz, elinde beyzbol sopasıyla vahşice ve acı içinde inleterek katlediyor Nazileri. Bir grup Nazi&#8217;yi katleden çete, kendilerine ispiyonculuk yapan bir askeri serbest bırakıyorlar. Ama önce Landa&#8217;nın askerin alnına bıçağıyla &#8216;gamalı haç&#8217; imzasını attıktan sonra. Asker, Hitler&#8217;e gidiyor ve çeteyi anlatıyor. Tarantino, Hitler&#8217;i komik ve karikatürize biçimde yansıtmış. Bazı anlarda neredeyse ne kadar da sevimli diyorsunuz.</p>
<p>Üçüncü Bölüm (Paris&#8217;te Alman gecesi): Birinci bölümde Landa&#8217;nın katliamından kurtulan Shosanna, Paris&#8217;te teyzesinden kaldığını söylediği sinemayı makinist Marcel&#8217;le işletiyor. Shosanna, Emmanuelle Mimieux kimliğine bürünmüş. Shosanna, afişin yazılarını sökerken yanına bir Alman eri Fredrick Zoller geliyor. Shosanna&#8217;nın büyülü güzelliğinden etkilenen Zoller, binanın tepesinde tek başına bir keskin nişancı gibi &#8216;düşman&#8217; askerlerini öldürmüş ve kahraman olmuş. Gestapo, onun bu kahramanlığını &#8216;üstün ırk&#8217; Alman halkına göstermek için sinemaya bile uyarlanmış &#8216;Ulusun Gururu&#8217; adıyla. İşte bu filmin Paris&#8217;te galası yapılacak ve üstelik galaya Hitler de gelecek. Shosanna ve Soysuzlar Çetesi&#8217;nin bu gala için birbirinden habersiz planları uygulamaya geçiyor gecikmeden.</p>
<p>Dördüncü Bölüm (Sinemada Çalışma): Soysuzlar Çetesi&#8217;nden Wicki, Stiglitz ve sinema eleştirmeni Hicox, Alman sinemasının önemli kadın oyuncularından Bridget von Hammersmark&#8217;ın gece verdiği randevu için bodrum katındaki La Louisiane barına giderler. Hiç hesapta olmayan Nazi askerleri de orda olunca her şey karışıveriyor. Nazi askeri Wilhem baba olunca bir kutlama yapıyor askerler bu mekanda. Sonu kanlı bitiyor bu bardaki muhabbetlerin. Plan değişince Aldo, Donny ve Omar, birer İtalyan sinemacılar gibi galaya giderler Hitler&#8217;e suikast için.</p>
<p>Beşinci Bölüm (Koca Surat&#8217;ın intikamı): Albay Landa, La Louisiana&#8217;daki katliamda bulduğu Bridget von Hammersmark&#8217;ın topuklu ayakkabısını galada Bridget&#8217;e &#8216;Külkedisi&#8217; gibi giydirince orada bir şeylerin ters gittiğini anlıyor. Kendini İtalyan sinemacılar olarak tanıtan Soysuzlar Çetesi&#8217;nin başı Aldo&#8217;yu tutukluyor. Shosanna da planını uygulamaya başlıyor. Kaos içinde Hitler&#8217;le Goebbells ve birçok insan ölüyor. Filmin final bölümü de çarpıcı.</p>
<p>Tarantino, bu filmiyle başta Fransa olmak üzere, Avrupa&#8217;nın sinema kültürüne daha yakın olduğunu da hissettiriyor seyircisine. Tarantino&#8217;nun bu filminde hiçbir şeyi tahmin edemiyorsunuz. Onca kanın ve şiddetin olduğu bu filmde kahkahalarla güldüğünüz sağlam mizah da var. La Louisiana&#8217;daki bölümlerde bir an kendinizi, yönetmenin ilk filmi, 1992 yapımı &#8216;Reservuar Köpekleri&#8217;nin ruhunun içindeymişsiniz gibi hissediyorusunz. Yönetmen, 1994 yapımı &#8216;Ucuz Roman&#8217; filmindeki gibi sekans tekniğini öne çıkarmış. Bu yüzden bazı anlar insanın zihninde kalıyor. Sinemada son zamanlarda gördüğümüz en muhteşem açılışlardan olan birinci bölümdeki katliama kadarki sekans çok çarpıcı. La Louisiana bölümündeki tüm bir sekans da. Gerçekten bu film, &#8216;Ucuz Roman&#8217; kadar çarpıcı ve unutulmaz. Bu sinemaskop filmi sinema perdesinde görünce o anların tadını çıkartabiliyorsunuz.</p>
<p><strong>Soysuzlar Çetesi (Inglourious Basterds)</strong></p>
<p>Yönetmen: Quentin Tarantino<br />
Oyuncular: Brad Pitt (Aldo), Mélanie Laurent (Shosanna), Christoph Waltz (Landa), Diane Kruger (Bridget), Daniel Brühl (Zoller), Eli Roth (Donny), Jacky Ido (Marcel), Sylvester Groth (Goebbels), Martin Wuttke (Hitler), Til Schweiger (Çavuş Stiglitz)<br />
Yapım: Universal-Weinstein (2009)<br />
<strong><br />
ALİ ERDEN</strong></p>
<p><a href="http://www.gunlukgazetesi.com" target="_blank">Günlük</a> Gazetesi&#8217;nden alınmıştır<strong><br />
</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.politiksinema.net/tarantinodan-bir-armagan.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tarantino&#039;dan bir armağan</title>
		<link>http://www.politiksinema.net/tarantinodan-bir-armagan-2.html</link>
		<comments>http://www.politiksinema.net/tarantinodan-bir-armagan-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 16 Jul 2009 18:37:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>politiksinema</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tanıtım Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[aldo]]></category>
		<category><![CDATA[brad pit]]></category>
		<category><![CDATA[inglourious basterds]]></category>
		<category><![CDATA[kill bill]]></category>
		<category><![CDATA[melanie laurent]]></category>
		<category><![CDATA[nazi işgali]]></category>
		<category><![CDATA[quentin tarantino]]></category>
		<category><![CDATA[shosanna]]></category>
		<category><![CDATA[soysuzlar çetesi]]></category>
		<category><![CDATA[tarantino]]></category>
		<category><![CDATA[the good]]></category>
		<category><![CDATA[yahudi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.politiksinema.net/?p=885</guid>
		<description><![CDATA[Quentin Tarantino, hem geçmiş filmlerini çağrıştıran hem de farklı bir filmle geldi. 62. Cannes Film Festivali&#8217;nde &#8216;Altın Palmiye&#8217; için yarışan &#8216;Inglourious Basterds-Soysuzlar Çetesi&#8217;, 2. Dünya Savaşı yıllarında Fransa&#8217;da geçiyor. Filmin açılışı da gerçekten vurup geçiyor sinema adına. Tarantino, 2004 yapımı &#8216;Kill Bill I-II&#8217; filmindeki gibi hikayelere bölmüş filmini. Her bölümün bir adı var, tıpkı &#8216;Kill [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Quentin Tarantino, hem geçmiş filmlerini çağrıştıran hem de farklı bir filmle geldi. <span id="more-1536"></span>62. Cannes Film Festivali&#8217;nde &#8216;Altın Palmiye&#8217; için yarışan &#8216;Inglourious Basterds-Soysuzlar Çetesi&#8217;, 2. Dünya Savaşı yıllarında Fransa&#8217;da geçiyor. Filmin açılışı da gerçekten vurup geçiyor sinema adına. Tarantino, 2004 yapımı &#8216;Kill Bill I-II&#8217; filmindeki gibi hikayelere bölmüş filmini. Her bölümün bir adı var, tıpkı &#8216;Kill Bill&#8217;deki gibi. Tarantino, bu filminde geçmişteki kendi filmlerinin ruhuna da dokunuyor. Sinemada &#8217;spagetti western&#8217;in büyük ustası Sergio Leone&#8217;ye de selam gönderiyor yer yer. Tarantino, bir an seyirciye Leone&#8217;nin (1929-1989), &#8217;spagetti üçlemesi&#8217;nin son filmi 1966 yapımı &#8216;The Good, the Bad and the Ugly-İyi, Kötü ve Çirkin&#8217; filminin ruhunun içerisinde dolaşıyormuş duygusunu da yaşatıyor. Filmdeki &#8216;iyi&#8217; Shosanna, &#8216;kötü&#8217; Aldo ve &#8216;çirkin&#8217; de Landa&#8230; Fonda, Ennio Morricone&#8217;nin tadını veren müzikler de duyuluyor.</p>
<p>Birinci Bölüm (Bir zamanlar Nazi işgali altındaki Fransa): Gözünden hiçbir şey kaçmayan zeki ve acımasız &#8216;Yahudi Avcısı&#8217; Albay Hans Landa, Perrier LaPadite&#8217;in (Denis Menochet) çiftliğine gelir. Landa, duygulara ve ortamlara göre hareket eden, ardından da ulaşmak istediği bilgilere rahatça ulaşan biri. Sanki &#8216;an&#8217;ların tadını çıkartıyor Landa. Yahudi komşuları Dreyfusleri evinin mahzeninde saklayan LaPadite, bir noktadan sonra gözyaşları içinde konuşmak zorunda kalıyor. Bir genç kız olan Shosanna Dreyfus, bu katliamdan kurtuluyor. Paris&#8217;te teyzesinden kaldığını söylediği sinema salonunu işletiyor. En büyük yardımcısı da, belki de sevgilisi, siyahi makinist Marcel.</p>
<p>İkinci Bölüm (Soysuzlar çetesi): Başını Landa&#8217;nın çektiği Yahudi Amerikan askerlerinden oluşan &#8216;Soysuzlar Çetesi&#8217;, Nazi askerlerini buldukları yerde infaz ediyorlar. Landa, çetesine kuralları söylerken Apaçiler gibi Nazilerin derilerini yüzmelerini söylüyor. Çete çok acımasız ve irkiltici bir şiddetle Nazileri öldürüyorlar. Nazi ordusundan gelen Çavuş Donny Donowitz, elinde beyzbol sopasıyla vahşice ve acı içinde inleterek katlediyor Nazileri. Bir grup Nazi&#8217;yi katleden çete, kendilerine ispiyonculuk yapan bir askeri serbest bırakıyorlar. Ama önce Landa&#8217;nın askerin alnına bıçağıyla &#8216;gamalı haç&#8217; imzasını attıktan sonra. Asker, Hitler&#8217;e gidiyor ve çeteyi anlatıyor. Tarantino, Hitler&#8217;i komik ve karikatürize biçimde yansıtmış. Bazı anlarda neredeyse ne kadar da sevimli diyorsunuz.</p>
<p>Üçüncü Bölüm (Paris&#8217;te Alman gecesi): Birinci bölümde Landa&#8217;nın katliamından kurtulan Shosanna, Paris&#8217;te teyzesinden kaldığını söylediği sinemayı makinist Marcel&#8217;le işletiyor. Shosanna, Emmanuelle Mimieux kimliğine bürünmüş. Shosanna, afişin yazılarını sökerken yanına bir Alman eri Fredrick Zoller geliyor. Shosanna&#8217;nın büyülü güzelliğinden etkilenen Zoller, binanın tepesinde tek başına bir keskin nişancı gibi &#8216;düşman&#8217; askerlerini öldürmüş ve kahraman olmuş. Gestapo, onun bu kahramanlığını &#8216;üstün ırk&#8217; Alman halkına göstermek için sinemaya bile uyarlanmış &#8216;Ulusun Gururu&#8217; adıyla. İşte bu filmin Paris&#8217;te galası yapılacak ve üstelik galaya Hitler de gelecek. Shosanna ve Soysuzlar Çetesi&#8217;nin bu gala için birbirinden habersiz planları uygulamaya geçiyor gecikmeden.</p>
<p>Dördüncü Bölüm (Sinemada Çalışma): Soysuzlar Çetesi&#8217;nden Wicki, Stiglitz ve sinema eleştirmeni Hicox, Alman sinemasının önemli kadın oyuncularından Bridget von Hammersmark&#8217;ın gece verdiği randevu için bodrum katındaki La Louisiane barına giderler. Hiç hesapta olmayan Nazi askerleri de orda olunca her şey karışıveriyor. Nazi askeri Wilhem baba olunca bir kutlama yapıyor askerler bu mekanda. Sonu kanlı bitiyor bu bardaki muhabbetlerin. Plan değişince Aldo, Donny ve Omar, birer İtalyan sinemacılar gibi galaya giderler Hitler&#8217;e suikast için.</p>
<p>Beşinci Bölüm (Koca Surat&#8217;ın intikamı): Albay Landa, La Louisiana&#8217;daki katliamda bulduğu Bridget von Hammersmark&#8217;ın topuklu ayakkabısını galada Bridget&#8217;e &#8216;Külkedisi&#8217; gibi giydirince orada bir şeylerin ters gittiğini anlıyor. Kendini İtalyan sinemacılar olarak tanıtan Soysuzlar Çetesi&#8217;nin başı Aldo&#8217;yu tutukluyor. Shosanna da planını uygulamaya başlıyor. Kaos içinde Hitler&#8217;le Goebbells ve birçok insan ölüyor. Filmin final bölümü de çarpıcı.</p>
<p>Tarantino, bu filmiyle başta Fransa olmak üzere, Avrupa&#8217;nın sinema kültürüne daha yakın olduğunu da hissettiriyor seyircisine. Tarantino&#8217;nun bu filminde hiçbir şeyi tahmin edemiyorsunuz. Onca kanın ve şiddetin olduğu bu filmde kahkahalarla güldüğünüz sağlam mizah da var. La Louisiana&#8217;daki bölümlerde bir an kendinizi, yönetmenin ilk filmi, 1992 yapımı &#8216;Reservuar Köpekleri&#8217;nin ruhunun içindeymişsiniz gibi hissediyorusunz. Yönetmen, 1994 yapımı &#8216;Ucuz Roman&#8217; filmindeki gibi sekans tekniğini öne çıkarmış. Bu yüzden bazı anlar insanın zihninde kalıyor. Sinemada son zamanlarda gördüğümüz en muhteşem açılışlardan olan birinci bölümdeki katliama kadarki sekans çok çarpıcı. La Louisiana bölümündeki tüm bir sekans da. Gerçekten bu film, &#8216;Ucuz Roman&#8217; kadar çarpıcı ve unutulmaz. Bu sinemaskop filmi sinema perdesinde görünce o anların tadını çıkartabiliyorsunuz.</p>
<p><strong>Soysuzlar Çetesi (Inglourious Basterds)</strong></p>
<p>Yönetmen: Quentin Tarantino<br />
Oyuncular: Brad Pitt (Aldo), Mélanie Laurent (Shosanna), Christoph Waltz (Landa), Diane Kruger (Bridget), Daniel Brühl (Zoller), Eli Roth (Donny), Jacky Ido (Marcel), Sylvester Groth (Goebbels), Martin Wuttke (Hitler), Til Schweiger (Çavuş Stiglitz)<br />
Yapım: Universal-Weinstein (2009)<br />
<strong><br />
ALİ ERDEN</strong></p>
<p><a href="http://www.gunlukgazetesi.com" target="_blank">Günlük</a> Gazetesi&#8217;nden alınmıştır<strong><br />
</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.politiksinema.net/tarantinodan-bir-armagan-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

