Etiketler: beÅŸirle vals, filistin, israil, katliam, sabra, ÅŸatilla, vals im bashir
Yorumlar: No Responses
Yaklaşık üç yıldır yatağında ölmek için çırpınan ve çürümeye yüz tutan ‘Beyrut Kasabı’ Ariel Åžaron’un emri, İsrailli askerlerin yardımı ile İsrail yanlısı Hıristiyan Falanjist teröristler tarafından Sabra ve Åžatilla kamplarındaki Filistinli katliamına deÄŸinmeye çalışan “BeÅŸir’le Vals” Amerika’nın katliamlarından sonra Hollywood aracılığıyla ‘özür’ mahiyeti taşıyan filmleriyle benzerlik taşıyor.
Hollywood’dan çıkan savaÅŸ filmlerinde konsept bellidir. Amerika’nın devlet elemanlarının deÄŸiÅŸik (genellikle Müslüman) ülkelerde gerçekleÅŸtirdiÄŸi katliamı örtbas ya da ‘yaptığımız katliam için üzgünüz’ ifadeleri içeren yapımlardır. Seyirci bu tür filmlerden etkilense de ortaya somut bir gerçek çıkmadığı gibi, katliama maruz kalan ülke insanları öldükleriyle kalır, ABD özür dilemiÅŸ olur ve katliamına rahatlıkla devam eder. Hollywood da bu vesileyle kasasını doldurur. Åžimdilerde ise iÅŸe yarayan bu sinsi taktiÄŸi İsrail uygulamaya baÅŸladı. Yaptığı katliamlar biriktikçe ve de dünya nezdinde suçluluk dosyası kabardıkça yavaÅŸ yavaÅŸ iÅŸlediÄŸi suçlar için özür mahiyetli filmler çekiyor.
Amaç İsrail devletine birazcık dokundurmak, ardından İsrail’e ‘özür dilemesini bilen’ izlenimi kazandırmaktır. Ülkemizde gösterime girmese de ‘Limon AÄŸacı’ filminde de bu konsept iÅŸleniyordu. Filminde limon aÄŸaçlarıyla dolu tarlasının bitiÅŸiÄŸine taşınan İsrail Savunma Bakanına karşı toprağını savunun bir Filistinli kadının hayatı anlatılıyordu. ‘Limon AÄŸacı’ filminde amaç ‘biz sizin topraklarınızı gasp ettik, fakat size yaÅŸayabileceÄŸiniz bir alan bıraktık’ demekti. Åžimdi ise ‘BeÅŸir’le Vals’ filmiyle Sabra ve Åžatilla’da yaÅŸanan ve zaten tüm dünya tarafından bilinen gerçeklerden az da olsa bahsederek İsrail’in soykırım kurbanından, soykırımcıya çıkan adını toplum nezdinde yumuÅŸatmaktır.
Böyle bir katliamın ‘özrü’ olmaz
ABD, İsrail, Fransa ve Almanya ortak yapımı animasyon bir film olan ‘BeÅŸirle Vals’ hafızasını yitirmiÅŸ Ari Folman adındaki bir İsrail askerinin rüyasıyla baÅŸlıyor. Rüyasında 26 köpek tarafından ölümüne kovalandığını görüyor. Bu olaydan sonra yola çıkan Ari Folman hafızasını yenilemek adına eski silah arkadaÅŸlarıyla görüşmeye baÅŸlıyor. ArkadaÅŸlarından eskiye dair hikâyeler dinleyen Folman rüyasının ne anlama geldiÄŸini çözecek delilleri topluyor. 26 köpeÄŸin sırrı, Falanjist askerlerin, daha çok Filistinli öldürebilmeleri için, Filistin köyüne gelen yabancıları haber veren 26 köpeÄŸi öldürmesidir. Ari Folman’ın yapmacık huzursuzluÄŸu ve ‘biz aslında büyük bir katliama göz yummuÅŸuz’ demeye çalışması bizler için hiçbir ÅŸey ifade etmiyor. Çünkü Ariel Åžaron’un emriyle katledilen binlerce insanın yarısından fazlasının cesetleri tanınmayacak durumdaydı. Bu katliamdan kurtulan savaÅŸ maÄŸduru çocuÄŸun anlattıkları ise durumun vahametini yansıtır cinstendi: “İsrailli askerlerin havaya attıkları aydınlatıcı fiÅŸekler karanlığı gündüz gibi aydınlatıyordu. Evimize gelen askerler babamı kestiler, çocukları da vahÅŸice katlettiler. Kız kardeÅŸimin kafasının bıçakla kesiliÅŸi ise gözlerimin önünden gitmiyor.
O zaman hamile olan ablamın karnını da bıçakla deÅŸip bebeÄŸini çıkardılar. Çok sayıda akrabamı katlettiler.” Böyle bir katliamdan bahsedilirken ve bu tür katliamların hâlâ devam ettiÄŸini görürken, İsraillilerin ‘özür’ anlamı taşıyan filmleri sadece insanlıkla dalga geçmek olur. Zaten İsrail bu konuda samimi olsaydı Ariel Åžaron gibi bir katili baÅŸbakan yapmaz ve onun yargılanmasını saÄŸlayacak bilgilere sahip kiÅŸi olan ve ifade vereceÄŸini açıklayan Sabra ve Åžatilla katliamını gerçekleÅŸtiren Falanjistlerin lideri olan Elie Hobeika’yı öldürtmezdi. Üstelik filmde Ariel Åžaron tüm dünya tarafından bu katliamın emrini verdiÄŸini ve bizzat yönettiÄŸi bilinmesine raÄŸmen filmde sadece katliama sesini çıkarmayan bir komutan gibi tanıtılıyor. Zaten bu katliamı özetleyen cümle de yine İsrailli bir subay tarafından dile getiriliyor. “Kümese tilkinin girmesine izin veren biri, bütün tavuklar boÄŸazlandığında ÅŸaşırmamalı”
Gerçek görüntüler etkiliyor
BeÅŸir’le Vals filmin yönetmen koltuÄŸunda ve senaryosunda Ari Folman’ı görüyoruz. 90 dakikalık film boyunca tek etkilendiÄŸiniz sahne son dakikalarında gösterilen ve gerçek katliamdan alınmış görüntüler. Film boyunca gereksiz uygunsuz (cinsel içerikli) sahnelerin bulunduÄŸunu hatırlatır, sıkıcı bir tonda ilerlediÄŸini belirtiriz.
Film tüm ödülleri topluyor ama…
BaÅŸir’le Vals filminin tüm Avrupa’da ödülleri toplaması ve ‘Yabancı Film’ dalında Oscar’a aday olması bile seyirciyi huylandırmaya yetiyor. Filmde aklınızda kalacak tek detay ise çocuk yaÅŸtaki bir Filistinlinin koskoca roketatarla İsrail tankını vurduÄŸu görüntüdür. O tankı vurduktan sonra çocuÄŸa ne mi yapıyorlar? Åžimdi yaptıkları gibi, kendilerini korumak için çocuÄŸu öldürüyorlar.



YORUMLAR